Neden Her Şeyden Çok Çabuk Sıkılıyoruz?
Bazen bir şeyi istemek, ona sahip olmaktan daha uzun sürer. Haftalarca araştırdığımız bir eşya birkaç gün sonra evin sıradan bir parçasına dönüşür. Büyük bir hevesle başladığımız uğraş, bir süre sonra köşede bekler. Gitmek için gün saydığımız yerdeyken bile bir sonraki planı düşünmeye başlarız. Sonra kendimize kızarız: “Ben neden hiçbir şeyden uzun süre memnun kalamıyorum?” Başlangıçta duyduğumuz heyecan gerçektir. Sonradan azalması da. Ama bu iki duyguyu yan yana koymakta zorlanırız. Bir şeyi gerçekten sevseydik ondan sıkılmayacağımızı düşünürüz. İsteğimizin değişmesini, yanlış seçim yaptığımızın kanıtı sayarız. Oysa ilk günkü heyecan, bir şeyin hayatımızdaki değerini ölçmek için her zaman iyi bir ölçü değildir. Bu yazıda sözünü ettiğimiz sıkılma, yapacak hiçbir şey bulamadığımız boş bir öğleden sonradan biraz farklı. Daha çok, “Bunu çok istemiştim. Şimdi neden eskisi kadar mutlu etmiyor?” diye sorduğumuz anlarla ilgili. Çünkü bazen elimizdeki şey eksilmez. Ona bakarken hissetti...